//
you're reading...
Havadan Sudan, Okul Öncesinde İngilizce

Anlamakta Zorlanıyorum…

Daha biraz evvel siteler arasında bir gezinti yaparken, özellikle de memur olmak isteyenlerin oldukça yüksek talep gösterdiği bir siteyi inceliyordum. Sayfalar arasında gezinirken şu son dönem öğretmen atamalarına gözüm takıldı. Kafayı ona taktığımdan değil, sadece çok yakın arkadaşlarım, meslektaşlarım harıl harıl bu sınava hazırlanıyorlar onların heyecanını paylaşıyorum ben de günceli takip ederek.

Normalde yakın arkadaşlıklarda ne olur? Özellikle okul olduğu dönemlerde örnek aldığımız, başarısını paylaştığımız,ortak başarılar kazanmaya odaklandığımız bir arkadaşlık değil midir en samimi olan?

Saatlerce kafa patlatarak hazırlandığımız bir sınavda eğer ki bizden daha düşük notu alıyorsa, kendi notumuza  sevinmeyi unutup da onun üzülmesine dayanamadığımız değil midir yakın arkadaşımız?

İte o kadar arıyorum ki o paylaşım günlerini, kol kanat germe zamanlarını. Nedense artık en yakın arkadaşlarımın gittiği yoldan gidemez, onlarla aynı hayatı paylaşamaz oldum. Neden mi?  İşte nedeni..

Bu sitelerde dolaşarak günceli takip ediyorum dedim ya, gözüme öyle bir şey çarptı ki inanın yüzüme eksinin eksisi bir soğuk su çarpmış gibi oldum. Söz konusu mevzu “puanlar”. İşte efendim hangi okul en son atamalarda kaç puanla almış öğretmenini, taban puan dedikleri şeyin ortalaması, tavanı tabanı her neyse…Derken yapılan yorumlar dikkatimi çekti. Dünya kadar insan Türkiye’nin dört bir yanından hep düşüncelerini paylaşmış. Kendilerini tebrik etmek bir yana önlerinde saygıyla eğilmek gerek bence. Yememişler, içmemişler günlerini şu KPSS denilen seçiciliği tartışılır sınavla boğuşmaya adamışlar, sonrasında da sonuçlar açıklandığında “oh oh yeterli puanı aldım” diyerek sevinç çığlıkları atmışlar ve akabinde de atanmışlar. Atamaları oldu ya artık çekilen bütün azaplar da son bulmuş, geçen yıllar bile olsa “Haticeye değil neticeye”  moduna girilmiş. Gerçekten zor iş çok büyük saygı duyuyorum. Eğitimin her yerde yapılabileceğini de kabul ediyorum. Çocuk her yerde nasıl çocuksa, öğrenci de her yerde öğrencidir elbette. Ve her çocuğun her öğrencinin eğitime açlığı vardır. Bu açlık da bitmez. Buraya kadar çok güzel, Allah herkese istediğini versin, elbette kimsenin mutsuzluğunu istemeyiz hele de kendi meslektaşlarımın.

Amaa…öyle bir fotoğraf gördüm ki, anlatması zor. Hatta yayınlayıp yayınlamamak konusunda da kararsız kaldım. Çünkü inanın ne düşüneceğimi şaşırdım. “helal olsun” mu demeliyim, “şu hale bak” mı demeliyim inanın bilemedim. Öylece kalakaldım zaten görünce. Sınava hazırlanmak için psikolojilerini alt üst etmiş öğretmenlere mi üzüleyim, ülkemizin bir yanıyla diğer yanı arasındaki koskocaman farka mı yanayım yoksa bu KPSS ile bu kadar uğraşan didişen, çok önemli bir şey yaptığını sanan, yaptıktan sonra da ” hadi gidin sizi bu okula göndermek için bu kadar uğraştırdık” diyen sevgili devletimize mi yakarayım bilemedim vallahi de bilemedim.. Nolur siz söyleyin ben mi çok takıntılıyım? Yoksa gerçekten bu işte bir gariplik mi var?

Küçük bir not: Yıl 2011

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: