//
you're reading...
Okul Öncesinde İngilizce

Fingers Up! – Fingers Down! – Clap,Clap,Clap!

İşte geldik şimdi oyunlarımızdan bazılarını burada paylaşmaya. Ben aslında burada sadece oyunların ne olduğunu paylaşmak istemiyorum oyunlarla ilgili yaşadığım ilginç olayları, bu oyunların çocukların hangi gelişimlerine katkıda bulunduklarını da paylaşmak istiyorum sizlerle.

Haydi başlayalım o zaman.

İlk oyunumuz yukarıda başlıkta da yazdığım gibi “fingers up” oyunu. Bu oyun tarafımdan uydurulmaca oyunlar kategorisinde en üst sıralardadır. Bir kere öğrenildi mi asla unutulmaz ve inanılmaz eğlencelidir.

Oyunumuza başlarken sınıfın ses düzeyini kontrol etmemiz mümkünse ses düzeyini en düşük seviyeye indirmemiz gerekiyor zira ilk önce öğretmen sesini duyurabilsin. Daha sonrasında tek tek bütün çocuklarla göz teması kurmamız gerekiyor. Ki bu her çocuğun kendisini özel hissetmesini sağlayacak, oynanan oyunda  çocuk kendi  varlığını daha iyi hissetmiş olacaktır.

Bunu da hallettikten sonra kollarımızı yavaşça yukarıya kaldırıyoruz ve yükses sesle “fingers up!” diyoruz. Yanlış anlaşılmasın, biz burada tabiki de “arms up!” demiyoruz, Çünkü daha öncesinde  “fingers” dediğimizde parmaklarımızı gösterip onların “fingers” olduğunu söylemeyi hatırlıyoruz. Şimdi sıra geldi parmaklara. Kollarımızı en yükseğe uzatıp, sınıfımızın çatısındaki elmalara yetişmemiz için parmaklarımızı kullanmamızı gerektiğini anlatıyoruz. Kıpır kıpır kıpırdayan ve en yükseğe ulaşmaya çabalayan parmaklar bir anda havada buluyorlar kendilerini. Dolayısıyla da “fingers up” oluyor.

“Bakalım en yukarıdaki elmalara kim yetişecek, parmaklar kımıldasın..” şeklinde bir cümle motive edici olabilir diye düşünürüm şahsen hep.🙂

Parmaklar da havaya kalktıktan sonra anlarız ki biz “fingers up” yapıyoruz🙂

Sonra da yerdeki elmaları toplamaya başlıyoruz, ama öncesinde “fingers down” komutunu duymamız gerekiyor. 

Buraya kadar gayet basit görüldüğü üzere. Bu oyunumuzun sonuna bir de “clap, clap, clap” ekledk mi görün siz eğlenceyi. Ancak bu oyunu bu kadar tekdüze halde yapmamak gerekiyor elbet. Önce yavaştan başlayarak çocukların dikkat seviyelerine bakıp daha sonrasında yavaş yavaş hızlandırıyoruz. En sonunda ise çok çok hızlandırıyoruz ve ortalık birbirine giriyor :) 

Öylesine eğlenceli oluyorlar ki çocuklar bu oyunu oynarken, onları izlemek bir zevk bir de onlara böyle bir komut dizisini öğretmiş olmak ayrı zevk. İşte bu yüzden hem okul önceci hem de İngilizce öğretmeni olmak harika bir şey.

Oyunun sonunda, eğer sınıfın tamamı oyuna katılım sağlar ve de verimli bir oyun çıkarılırsa öğretmen onlara bu sefer kendilerini alkışlamaları için “clap,clap,clap,” komutunu verebilir. Şahsen ben çok yapıyorum bunu ve çocuklar kendilerini alkışlamaya bayılıyorlar.

Gelişim olarak da anlayacağımız üzere bu oyun çocuklarımıza hem fiziksel, hem zihinsel bir katkı sağlıyor. 

Tavsiyemdir :) 

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: