//
you're reading...
Çocuk Çocuktur

“ZAMANE GENÇLİĞİ “DEDİĞİM BİR OLAY

Hiç aklıma gelmezdi bir gün benim de öğrencilerimin olacağı ve onlar için “zamane gençliği” tabirini kullanacağım. halbuki bundan 9 sene öncesine kadar (hatta daha bile yakın olabilir de ben yine de uzatabildiğim kadar uzatayım,malum artık öğretmenim ben de) aile büyükleri tarafından, kurduğum alakasız cümleler neticesinde ben “zamane genci” olurdum. ama devir daim oldu çark döndü ve ben kurar oldum bu cümleleri. Şimdiye kadar hep okul öncesinden bahsettim. benim bebeler şöyleler böyleler diye anlatacağımı düşünebilirsiniz. ama bu sefer bir değişiklik yapıyorum ve hafta sonu grubum olan ilköğretim çocuk grubumdan bahsedeceğim sizlere.

Dediğim gibi haftasonu derslerine girdiğim çocuk grubumdan ilkokul 2. sınıfa giden bir öğrencimle aramızda geçen dialoglardan sadece bir tanseini paylaşacağım sizlerle.

“Öğretmenim yazmayalııım” diye başlayan cümleler uzaıp giderken bir öğrencimin gözü üzerimdeki NYC yazılı t-shirte takılır. öğretmenim NYC ne demek diye sorar. bu bana o anda harika bir fikir de verir aynı zamanda. ve alırım sazı elime. NYC nin NEW YORK CITY nin kısaltılmışı olduğunu söylerim. o sırada kitapta da o şehrin resimlerinin olduğu sayfayı açarız ve işte derim NYC burası. gerçekten çok güzel bir şehir. büyüdüğünüzde hepinizin bu şehri görmesini isterim. ve göreceğinize de inanıyorum.

“sen gördün mü öğretmenim”
“evet bitanem”
“peki biz nasıl gitcez oraya?”
“yavaş yavaş canım, acele etmeye gerek yok. önce şu tahtada gördüklerinizi defterinize yazmanız gerekiyor, daha sonra bugün oynadığımız oyunları tekrar etmeniz gerekiyor, bunları şimdiden öğrenince ilerde oraya gitmeniz çok kolay olacak”
“peki istediğimiz zaman istediğimiz ükleye ve NYC ye gidebiliyor muyuz?”
“maalesef tatlım, çok isterdim evet demeyi ama önce vize almak gerekiyor”
“nasıl alınıyor öğretmenim”
“vize almaya gittiğinizde yabancılar olacak, ingilizce konuşacaklar ve sorular soracaklar. eğer o sorulara güzel yanıtlar verirseniz onlar da sizin NYC ye gitmenize izin verirler”
“öğretmenim dünya çok büyük, büssürü yer var. şu ankaraya bakın bir de, çok sıkıcı. keşke başka ülkelere gidip başka şehirler de görsek”

Ben tabi hemen yine bu olayı ingilizceye bağlarım🙂

“evet bitanem dünyada görülecek çok yer var ama önce ingilizce öğrenmemiz gerekiyor,çok şanslısınız ki şimdiden birsürü şey öğrendiniz. daha çok öğrenince, biraz da büyüyünce siz de gidebileceksiniz.”

“o zaman tahtadakileri yazalım öğretmenim, hemen öğrenelim ingilizceyi” :))

Nasıl ama?
Ben de Teneffüste öğretmen arkadaşlarıma “yaa ben 8 yaşındaki öğrencimle vize görümeşsi hakkında tartışıyorum, siz ne yapıyorsunuz derste?” diye karnımı kaşıya kaşıya anlattım. Çok ama çok enteresandı gerçekten.
Daha bu ne ki, her gün şaşırmak güzel bir duygu..

Zamane gençliği işte🙂

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: