//
you're reading...
Havadan Sudan

belki bir serzeniş..

” Kendini insan bilenler, halka hizmetten usanmazlar.” demiş Namık Kemal..

Ama ne yazık ki günümüzde çok da üzerine düşünülen bir ifade olamıyor bu söz.

Bugün yaşadığım ve birçoğumuzun aslında yıllarca şahitlik ettiği ama üç beş sinir olma dışında pek de bir şey yapamadığımız bir durumu paylaşacağım sizinle. Bunu kelimelere dökmekte bile o kadar zorlanıyorum ki şu an, kim bilir belki de olayın geçtiği kurumlara duyduğum müthiş saygı dolayısıyla bahsini bile açmak istemiyorum şahit olduğum saygısızlığın.

Yer, bir üniversite hatta iki üniversite. Farklı şehirlerden iki üniversite..Belki 3,4,5…diye devam edecek ilerde de.

Bir konuda bilgi almak için adı lazım değil bir üniversitenin adı lazım değil bir enstitüsünü arıyorum. Eften püften bir sebeple son dönem magazin haberlerini paylaşmak için değil sadece ve sadece İnternet sitesinde verilmeyen küçük bir detay hakkında daha fazla bilgi almak için. Telefonu kaldırıyorum, numarayı çeviriyorum, ilgili yere bağlanıyorum..

alo, iyi günler kolay gelsin.

-evet (neden aradın dercesine bir ses tonu..hayır abartmıyorum aynen böyle)

-ben bu dönem açılacak yüksek lisans programları ile ilgili bir konuda bilgi almak istiyordum ama..

-evet

-…bölümünün bu dönem açılacağını duymuştum ancak duyurularınızda bu konuyla ilgili herhangi bir bilgiye rastlamadım, sizin bir bilginiz var mı acaba?

-…bölümü açılmayacak!

– daha bir ay önce açılacağı söylenmişti ama?

-açılmayacak allah allah (kırk kere sormana gerek yok açılmayacak dediysek açılmayacak işte..ses tonuyla)

üstüne gitmekten zevk duyar bir şekilde ben;

-kesin mi?🙂

-açılmayacaak.

ve telefonlar kapanır..

Daha sonrasında beklediğim cevabı alsam da inanmak istemeyişimden kaynaklanan farklı bir merak serüveni beni başka bir üniversitenin ilgili enstitüsünü arama gereği hissettirir. Sevgili Hümeyra’cığım da (kendisi canlarımdandır) bana bir başka üniversitede aynı programın olduğu bilgisini vermiştir ve akabinde telefon yeniden yerinden kaldırılır.

-alo.

-alo buyrun. (bu kez daha ılımlı bir ses tonu)

-kolay gelsin, ben …..bilgi almak istiyordum ama?

-rektörlüğün duyurularını takip edin. biz de bilmiyoruz. (ses tonu giderek bezginlik havası vermektedir. )

-zaten internette görmediğim için sizi aramıştım, bir bilgini vardır belki diye.

-hayır yok hamfendi internet sitesini takip edin. (şu anda atomu parçalıyoruz, lütfen rahatsız etmeyiniz🙂 )

-peki, teşekkürler.

… telefonlar yine kapanır. 

Kendime sormadan edemiyorum, çok özür diliyorum kimseyi kırmak istemiyorum ama o koskoca üniversitelerin iyi mercilerinden olan enstitülerin bünyesinde çalışan hem de yıllardır çalışan kişilerin en ufak bir soruya bile tahammülleri olmayacaksa, (bakın bilgi sahibi olmak zorundalar demiyorum) sadece internet siteleri ise benim muhatap alacağım, o zaman ne diye internet sitelerine “iletişim” diye bir buton koyuyorlar? Bir internet sitesinde genelde sağ üst köşede olan “iletişim” butonu sitedeki bilgiler yeterli gelmediğinde veyahut da oradaki bilgileri teyit etmek amacıyla ihtiyaç halinde aranılması için konulmamış mıdır?

Anlayamadım ben gerçekten anlayamadım, ön yargıyla yaklaşmak istemiyorum ama iletişim kurmayı beceremeyen bir millet haline mi geliyoruz ne…

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: