//
you're reading...
Öğretmenlik Mesleği, Genel İngilizce, Okullardaki İngilizce Dersleri

Daha az ders daha fazla drama?

Bugün akşam saatlerinde çok sevdiğim bir öğretmen arkadaşımla kahvelerimizi yudumlarken, bir taraftan da tabiri caizse “dünyayı kurtarmaya” çalışıyorduk. Konu döndü dolaştı okullarda işlenen derslere, müfredata, öğrenci tutumlarına geldi.

Sevgili can arkadaşım da pek çok öğretmen gibi kendini işine adayan ve daha iyi nasıl eğitim verebilirim sorusunu her zaman kendine soran bir öğretmendir. Aynı zamanda, birlikte aldığımız yaratıcı drama eğitimimiz doğrultusunda bu eğitimi kendi derslerinde uygulamaya gayret gösteren bir idealisttir. 

  Sohbet esnasında konu okullarda       öğretmenlerin  ellerinde birer kronometre varmışcasına yetiştirmeye çabaladıkları müfredata geldi. Sonra esaslıca düşündük ve yetiştirilmesi gerekenin müfredat mı yoksa doldurulması gereken defterler mi olduğuna karar veremedik. Aslında bu defterlerin öğrencilerin öğrenme potansiyellerinin ne derece yüksek düzeylerde olduğunu göstermeleri gerekmektedir, lakin günümüzde sadece öğrencilerin aslında ne kadar öğrenmediklerini kanıtlayan belgelerdir. Peki ya öğrenciler neden öğrendiklerine göre değil de öğrenmediklerine göre değerlendiriliyorlar o halde? İşte bu bizim biraz kafamızı karıştırdı. 

“Devlet okulu” olarak nitelendirdiğimiz milli eğitime bağlı okulların genel özelliklerine göre değerlendirirsek, ortalama 25 kişilik bir sınıfta haftada sadece 3 gün 2 şer saatten yapılan bir İngilizce dersi müfredatı incelendiğinde ortaya çıkan sonuç öğrencilerin bir eğitim öğretim dönemini başarıyla bitirdiklerinde kendilerini ifade edebilecek düzeyde İngilizce bilgisine sahip olabilecekleri doğrultusundadır. Halbuki bu kadar az ders saatiyle bu kadar çok konu öğrendiğini düşündüğümüz bir lise öğrencisi (ilköğretimden bahsetmiyorum bile) mezun olduğunda sadece belli başlı kalıpları bilmek dışında ne yazık ki pek çok bilgiden yoksun olduğu görülüyor.

Müfredata bakarsak normal şartlarda mezun olunduğunda yurt dışında çok rahat bir şekilde okunabileceği kanısına varabiliyoruz öyle değil mi?

Peki ne yapılabilir? Biz de bunu tartıştık bugün. Evet müfredat önemli, olması gerekiyor. Ancak daha fazla ders saatiyle daha farklı tekniklerle var olan müfredatın yarısını öğretmek daha mı verimli olabilir acaba? 

Yaratıcı drama bu noktada devreye giriyor. Öyle ki bir ders saatinde 25 öğrenciyi konuya hakim kılmak için drama tekniklerini kullansak ve daha az konuyu daha fazla ders saatinde versek daha mı verimli öğreniriz acaba? diye sorduk kendimize. Mesela bir ingilizce şarkıyı “listening part” adı altında 5 dk içinde vermeye çalışmaktansa alıp o şarkıyı biraz yaratıcılıkla yoğurup aktivite halinde öğrenciye versek ve ders bittiğinde öğrencilerin çoğu malum şarkının hemen her cümlelerini her kelimesini telafuzu ve kullanım şekliyle öğrense daha mantıklı değil mi? Yada öğretilmesi gereken konunun sadece kelimeleri için bir ders saati ayırabilse öğretmen ve bu kelimeleri oyunlarla, etkinliklerle fark ettirmeden öğrenebilse öğrenci, o ders çok daha eğlenceli olmaz mı?

Elbette bu şekilde İngilizce öğretilen kurumlar var bu ülkede ancak ben bugün sadece belirli bir kesimin öğrenmesi ile ilgileniyorum. Aradaki uçurumların sebebinin neler olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu fark ne yazık ki beş parmağımızda bile mevcut. 

Takıldığımız konu yıl sonlarında “işlendi” olarak gösterilmek zorunda kalınan dersler. Halbuki ben hiçbir zaman okul zamanımda ders kitaplarımın son sayfalarını hatırlamam🙂

Bir şeyi daha unutmuyorum o da öğretmenimin yeni sene başladığında bir önceki yılda kaldığımız yerden bahsederken “burayı nasılsa biliyorsunuz o yüzden hızlı geçiyorum” cümlesidir.🙂

Ey kutsal kahve sen nelere kadirsin, senin yüzünden geldik buralara.

Bu mevzu uzar gider, bir ara yine devam ederiz…

Bu arada, sevgili arkadaşım İngilizce Öğretmeni Özlem Yaman Acar’a teşekkür ederim.

Sevgiler…

Tartışma

4 thoughts on “Daha az ders daha fazla drama?

  1. Merhaba,

    İsmim Rıdvan, İngilizce öğretmeniyim. Geçen sene yaratıcı drama kurslarının tüm aşamalarını bitirdim. Şimdi de yaratıcı drama yöntemiyle İngilizce öğretimi konusundaki projemin düzeltmelerini yapıyorum. Ama maalesef yaratıcı drama ile dil öğretimi konusunda yeterli kaynağa ulaşamıyorum. Ayrıca Türkiye’de İngilizce öğretiminin yetersizliği ile ilgili veriye de ulaşamıyorum.

    Bu konularla iligili elinizde makale varsa paylaşırsanız çok sevinirim.

    Şimdiden çok teşekkürler.

    Rıdvan

    Posted by Rıdvan Güzelsoy | Ocak 8, 2012, 12:22 pm
    • Merhaba Rıdvan Bey,

      Öncelikle göndermiş olduğunuz samimi mesajdan ötürü teşekkür ediyorum ve meslektaşınız olarak size çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
      Kaynak yetersizliği konusunda haksızsınız diyemeyeceğim maalesef, çünkü bizim Türkiye’de uyguladığımız drama tekniği ile ilgili yabancı kaynaklardan araştırmalar yaptığımızda anlam karmaşası sebebiyle sürekli tiyatro ile ilgili kaynaklara rastlıyoruz. Ben de araştırmalarımı genellikle yabancı kaynaklar üzerinden yapıyorum aynı zamanda Türkiye’de özellikle dramanın doğuşuna sebebiyet veren Ankara üniversitesi hocalarının yaptığı araştırmalar üzerinde duruyorum. Elimde birkaç makale, tez, yabancı kaynak mevcuttur. En yakın zamanda elimdeki kaynaklardan paylaşımlarda da bulunacağım.

      Eminim ki sizin de yaptığınız çalışmalar vardır, birlikte paylaşımlarda bulunarak bu alanı da geliştirebiliriz. Lütfen siz de çalışmalarınızı benimle paylaşınız. Ortak fikirler her zaman daha fazla yaratıcılık ortaya çıkarır.

      Kolaylıklar diliyorum..

      Posted by burcuatav | Ocak 8, 2012, 6:49 pm
  2. yarın bu güzel paylaşımlara devam etmek için kahvem hazır canım:)

    Posted by özlem acar | Ocak 30, 2012, 6:44 pm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: