//
you're reading...
Yaratıcı Drama

Yaratıcı Dramanın bir amacı var ama ne?

 Sevgili hocalarımızdan aldığımız ve almaya devam ettiğimiz değerli bilgiler neticesinde bugün biraz yaratıcı dramanın amaçları üzerinde durmak istiyorum. Her şeyden önce dikkate almamız gereken önemli bir noktanın “Eğitimci” olma adımından geçtiğini ve eğitimci olarak nelere dikkat edip neleri fark etmeden görmezden geldiğimizi anlamamız gerekiyor.

Bir eğitimcinin amacı her şeyden önce eğitim verdiği öğrencilerinin yaşadıkları dünyayı nasıl algıladıklarını, onlar için yaşamın ne ifade ettiğini, kendileri ve başkalarıyla nasıl iletişim kurduklarını ve bunu yaparken nelere dikkat ettiklerini gözlemleyerek onları bu değerlere ulaştırmada uygun yolu uygun ortamı sağlamaktır. Özellikle günümüzde etrafımıza şöyle bir baktığımızda öğrenme sağlamak için öğrencilerin hep bir araç tarafından yönlendirildiğini, ister istemez artık karar mekanizmalarında bir araca ihtiyaç duyduğunu görüyoruz. Halbuki öğrenmede en etkili yöntemlerden birisi yaparak ve yaşayarak öğrenmektir. elbette ki her durumda yaparak ve yaşayarak öğrenecek kadar vaktimiz yok ancak bunu yapmak için mevcut en uygun durumlarda da değerlendirecek kimseyi göremiyoruz. araç etrafı sarmışken bizim yerimize dşünen birileri varmış gibi hissediveriyoruz.

bunun bilimsel boyutlarına baktığımızda da bu tip öğrenmenin “bilişsel öğrenme” olduğunda hemfikir oluyoruz. En temel öğrenme biçimlerinden olan bilişsel öğrenmenin önemi veya önemsizliği üzerine tartışmıyor sadece öğrenmenin tek kanaldan değil pek çok kanaldan olabileceğine dikkat çekmek istiyorum.

Bunca öznelsizlik nasıl yok edilecek diye kara kara düşünmeye gerek de yok aslında. Neticede paşalar gibi bildiğimiz bir nokta var. O da öğrenmenin sadece tek bir kanaldan olmadığı hem bilişsel hem duyuşsal öğrenmenin bir arada olması gerektiğidir.

Duyuşsal öğrenmede sınırsızca kullanma özgürlüğümüz olan duygularımız, hayal gücümüz, yaşantılarımız, imgeleme özelliğimizin aslında öğrenme etkinliğine ne kadar büyük katkıları olduğunun farkına varmamız gerekiyor.

İşte Yaratıcı Drama burada devreye giriyor ve yukarıda bahsedilen değerlerin ve becerilerin öğrenme etkinliğinde kullanılabilmesine imkan sağlıyor. Elbette bu yöntem ilk ve tek değildir ancak eğitim modeli içinde bilinen ve uygulanılan etkili yöntemlerdendir.

Ömer Adıgüzel’in “Eğitimde Yaratıcı Drama” adlı kitabında şöyle bir açıklama dikkatimi çekti. Gerçekten yaratıcı dramanın derdinin ne olduğunu çok iyi ifade etmiş baksanıza. 

“”Eğitimde yaratıcı dramanın eğitsel amacı, “bir kavramın, bir ders konusunun, bir metnin daha iyi anlaşılır kılınması, bireyce ve grupça özümsenip içsel yaşantıya dönüşmesi, gözden geçirilerek, üzerinde düşünülerek dışa vurulmasıdır. (Nickel, 1986)…..Buna dayalı olarak yaratıcı dramanın genel amacı, çocukların, ergenlerin ve gençlerin canlandırmalar yoluyla gerçek dünya ile kurgusal dünya arasında gidip gelmelerini olanaklı kılarak, bir bilinçlendirme ve kültürlendirme süreci içerisinde, her alanda yaratıcı, kendine yetebilen, kendini tanıyan, çevresiyle iletişm kurabilen ve bunu geliştirebilen, ifade gücü ve biçimleri artmış, imgesel düşünebilen, estetik kaygı, demokratik tutum ve davranışları gelişmiş bireyler yetiştirmektir.””

Daha fazla söze ne gerek🙂

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: