//
you're reading...
Yaratıcı Drama

Ne için vardır ” Yaratıcı Drama” ?

Son zamanlarda okuduğum bazı kaynaklardan edindiğim bilgiler ışığında kendimce bazı özetlemeler yaptım. Şöyle ki..

* Drama cocuğu/bireyi geliştirmek içindir, dramanın gelişmesi için değil.  Yani, amaç çocuğun drama sayesinde gelişmesidir yoksa dramanın çok iyi oynanması için değil.

* Tiyatroda amaç izleyiciye iyi bir oyun sunmaktır, (her oyun eğlendirici değildir elbet ama) izleyiciyi eğlendirmektir. Dramada amaç ise başkalarını eğlendirmek değildir. Bu sebepten bir yeteneğin olma zorunluluğu da yoktur.

* Bir drama etkinliğinde lider istediği zaman etkinliğe müdahale edebilir, etkinliği sonlandırıp açıklamalar yapabilir veya katılımcıları beyin fırtınası yapmaya teşvik edici yönlendirmeler yapabilir. Dolayısıyla hem duyuşsal hem de bilişsel alanda eğiticiliği vardır. Sevgili Heathcote hocamız böyle demiş, ne de güzel demiş.

* Prof. Dr. Alev Önder de çok değerli kitabında şöyle bir tanımlama yapmış. Kısaca şöyle demiş: “Drama; bencilliğe karşı diğergamlık, bireyselliğe karşı dayanışma, duygusal küntlüğe karşı duygusal duyarlılık, yıkıcı ve yok edici rekabet yerine işbirliği, dış görünüş ve biçimin yerine özün değerini anlamak içindir.” Bu değerleri kazanmak yada bu değerleri kaybetmememiz için dramanın eğitimde uygulanarak sonuçlar elde edilmesinin yadsınamaz bir gelişme olduğunu kabul etmek gerekir. 

Şu da var aslında yaşadığımız toplumda dünyaya gelir gelmez biz farkında olmadan bazı kalıplara sokuluyor, ister istemez toplumun istediği şekillere giriveriyoruz. Daha sonrasında da bunun doğru olduğu bize belli edilmeden gizli bir baskı yapılarak öğretiliveriyor. Dolayısıyla ne oluyoruz tam da toplumun istediği, her şeyi doğru yaptığımıza inandığımız, toplumun gerektirdiği şekillerde var olan ve kabullenilmiş insanlar oluveriyoruz. Bunun yanlış olduğunu değil sadece bunlar olurken gözden kaçırdığımız bazı noktalar olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu hızlı şekillenme içinde sahip olduğumuz ve yaşamımız boyunca kaybetmememiz gereken bazı değerlerimizin olduğunu biliyoruz.  Varoluş maceramız içinde çoğu zaman bir şeyler kazanırken bir şeyleri de kaybediyoruz. 

Eğitim konusundan çok bahsettik, peki aileler ne yapıyor bu eğitim yolunda. Aslında her anne baba çocuğu için en iyiyi en doğruyu istiyor. Nitelikli bir çocuk mu yoksa toplum biçimlendirmesi mi olduğunu sorgulamıyor bile çoğu zaman. Hatta öyle ki maddiyat da işin içine giriverince ortaya bazen mükemmel bazen de mükemmel görünümlü bireyler çıkıveriyor. Çocuk yaşadığı toplumda sadece ona verilen görevleri yerine getirdiği zaman değil kendi düşünmeye başladığı ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu dış baskılar ve yönlendirmeler olmadığı sürece anlayabildiği zaman bence mükemmele yaklaşmış demektir.

Peki lafı yine uzattık ama dramayla ne alakası ver bunun diye düşünüyorsunuz muhtemelen. Orada da mevzu yine şu toplum biçimlendirmesi mi yoksa bireyciliğin ötesindeki bireylik mi durumuna geliyor. Peki yaratıcı drama ne yapıyor, çocuğa yada bireye yaparak ve yaşayarak öğretmeye çalışıyor. Elbette dünyayı kurtaran çözüm yada inanılmaz mucize değil ancak küçük tomurcuklar gibi ağaç oluveriyor zamanı geldiğinde. Yaratıcı drama ile yoğrulmaya başlayan çocuk tomurcuklarını yavaş yavaş büyütüyor ve etkinlikler içinde neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendi öz fikirleriyle öğrenmeye başlıyor.  Bu sayede de temel anlamda sosyal beceriler kazanıyor. 

Ne hoş🙂

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: